Her Gün 8 Mart, Her Gün Dayanışma

“………..Kadın özgürlük hareketi çok yol kat etti. 8 Mart direnişi bu mücadelede en önemli kırılma noktalarından biri. Bu tür mücadele günlerinde beni düşündüren, bu mücadeleyi verenlere kademe kademe hangi katkıların yapıldığı, daha nelerin eklenmesi gerektiği soruları oluyor.

„Bizim dilimiz; yapıp etme, yıkma-kurma yöntem ve üslubumuz ne olacak? Hangi ilkeler bizi kadın farkına götürecek?“ Katı-keskin prensipler listelerinden söz etmiyorum. Gündelik hayatta karşılığını bulması için zemin yaratabilecek söylem/biçim/yapıp-etme hallerinden bahsediyorum. Erkek egemen sistemin üzerimizdeki etkilerinden kurtulmaya çalışmaktan söz ediyorum. Feminist politikalar bu ve benzeri soruları nasıl cevaplıyor?

Mesela bir soru; „Evet, „kadınlar karar kademelerinde olsun“ ama nasıl olsun? Kadınlar gördük, bakan, başbakan, idareci… dolu… Ne işkenceler, ne faili meçhuller, ne yargısız infazlara imza atmış kadınlar… Hangi ilkeler bizi kadın farkına götürecek?…

Hadi, bu erkek egemen sistemle bütünleşmiş örnekleri geçelim, ancak kadın mücadelesinin örgütlenmelerinde de inceden inceye mücadele edilenle aynılaştıran örneklerin varlığı inkar edilemez. Bu nedenle de artık biz kadınların dönüştürmeye çalıştığımız sistemi hangi metodlarla dönüştürmek istediğimize daha fazla kafa yormamız gerektiğini düşünüyorum. Tabi ki çok tartışılıyor ama henüz „iktidar halleri ile yüzleşmek“ kadın hareketlerinin bütününe de sirayet edecek etkinlikte masaya yatırılmadı, söylem ve edim bütünselliği henüz içselleştirilmedi gibi görünüyor.

Önümüzdeki süreçte biz kadinlarin bu soruya da önemli bir gündem maddesi olarak daha cok emek vereceğini düşünüyorum. Sanırım 8 Mart ve bu tür günler bizleri geçmişten güç almanın ötesinde bir yerlere taşımalı. …………….”

https://www.ozgurpolitika.com/haberi-her-gun-8-mart-her-gun-dayanisma-11019